28 06 2008

ÇiÇeK iLe SuYuN HiKaYeSi

Sevgiliye sadece "Seni seviyorum" demek yetmez...Günün birinde bir çiçekle su karşılaşır ve arkadaş olurlar. İlk önceleri güzel bir arkadaşlık olarak devam eder birliktelikleri, tabii zaman lâzımdır birbirlerini tanımak için.Gel zaman, git zaman çiçek o kadar mutlu olur ki, mutluluktaniçi içine sığmaz artık ve anlar ki, su'ya aşık olmuştur.İlk kez aşık olan çiçek, etrafa kokular saçar, "Sırf senin hatırın için ey su" diye...Öyle zaman gelir ki, artık su da içinde çiçeğe karşı birşeyler hissetmeye başlamıştır. Zanneder ki, çiçeğe aşıktır ama su da ilk defa aşık oluyordur.Günler ve aylar birbirini kovalalar ve çiçek acaba "Su beni seviyor mu?" diye düşünmeye başlar.Çünkü su, pek ilgilenmez çiçekle... Halbuki çiçek, alışkın değildir böyle bir sevgiye ve dayanamaz.Çiçek, suya "Seni seviyorum der. Su, "Ben de seni seviyorum" der. Aradan zaman geçer ve çiçek yine "Seni seviyorum" der. Su, yine "Ben de" der. Çiçek, sabırlıdır. Bekler, bekler, bekler...Artık öyle bir duruma gelir ki, çiçek koku saçamaz etrafa ve son kez suya "Seni seviyorum." der.Su da ona "Söyledim ya ben de seni seviyorum." derve gün gelir çiçek yataklara düşer. Hastalanmıştır çiçek artık. Rengi solmuş, çehresi sararmıştır çiçeğin.Yataklardadır artık çiçek. Su da başında beklerçiçeğin, yardımcı olmak için sevdiğine...Bellidir ki artık çiçek ölecektir ve son kez zorluklabaşını döndürerek çiçek, suya der ki; "Seni ben,gerçekten seviyorum." Çok hüzünlenir su bu durumkarşısında ve son çare olarak bir doktor çağırırnedir sorun diye...Doktor g... Devamı

30 05 2008

AteŞ Ve SuYuN HiKaYeSi

  Ateş bir gün suyu görmüş yüce dağların ardında sevdalanmış onun deli dalgalarına. Hırçın hırçın kayalara vuruşuna,yüreğindeki duruluğa Demiş ki suya: Gel sevdalım ol, Hayatıma anlam veren mucizem ol... Su dayanamamış ateşin gözlerindeki sıcaklığa al demiş; Yüreğim sana armağan... Sarılmış ateşle su birbirlerine sıkıca, kopmamacasına...Zamanla su, buhar olmaya, ateş,kül olmaya başlamış. Ya kendisi yok olacakmış, ya aşkı... Baştan alınlarına yazılmış olan kaderi de yüreğindeki kederi de alıp gitmiş uzak diyarlara su... Ateş kızmış, ateş yakmış ormanları... Aramış suyu diyarlar boyu, günler boyu, geceler boyu Bir gün gelmiş, suya varmış yolu Bakmış o duru gözlerine suyun, biraz kırgın, biraz hırçın.Ve o an anlamış; aşkın bazen gitmek olduğunu. Ama gitmenin yitirmek olmadığını.... Ateş durmuş, susmuş, sönmüş aşkıyla. İşte o zamandan beridir ki: Ateş sudan, su ateşden kaçar olmuş.. Ateşin yüreğini sadece su, Suyun yüreğini Sadece ateş alır olmuş...   alıntı...   Devamı

31 03 2008

MeSNeVi 'DeN

        Bir gün, bir bilge, kendi türleriyle uçmayı reddeden  iki ayrı cins kuşa rastlar yol kenarında...Hayli merak eder bu iki farklı yaratığın nasıl olup da kendi aileleriyle, ait oldukları yerlerde yaşamakistemediklerini nasıl olup da bir 'yabancı'yı kendi kardeşlerine yeğlediklerini.Biri karga,biri leylek...O kadar farklıdır ki kuşlar ihtimal veremez birbirlerini sevdiklerine, türdeşleriyle değil de birbirleriyleuçmayı yeğlediklerine Öyle ya , karga dediğin kargalarla uçmalıdır,leylek dediğinse leyleklerle...Yaklaşır merakla izler kuşları. Ta ki her ikisininde topal olduğunu keşfedinceye kadar.O zaman anlar ki,birlikte kaçar birlikte uçar, birlikte yaşar beklenenlerin yanında tutunamayanlar...O zaman anlar ki sahip oldukları değil, sahip olamadıklarıdır kimilerini birbirine yakın kılan...Topal kuşlar birbirlerinin arızalarını bilir ve sömürmek ya da örtmek yerine kabullenirler öylesine...! Hz. Mevlana (Mesnevi 'den alıntı)    Topal kuşlar birbirlerini bulurlarda bulmasına nereye kaçabilirler ne kadar uzağa?ilk bakışta sanılabilir ki aslında her yere gidebilirler... Benzerlerinden uzak olmak kaydıyla...   Devamı

18 01 2008

HaSReTiNDeN PRaNGaLaR EsKiTTiM

    Seni anlatabilmek seni. İyi çocuklara, kahramanlara. Seni anlatabilmek seni, Namussuza, halden bilmeze, Kahpe yalana. Ard- arda kaç zemheri, Kurt uyur, kuş uyur, zindan uyurdu Dışarda gürül- gürül akan bir dünya... Bir ben uyumadım, Kaç leylim bahar, Hasretinden prangalar eskittim. Saçlarına kan gülleri takayım, Bir o yana Bir bu yana... Seni bağırabilsem seni, Dipsiz kuyulara. Akan yıldıza. Bir kibrit çöpüne varana. Okyanusun en ıssız dalgasına Düşmüş bir kibrit çöpüne. Yitirmiş tılsımını ilk sevmelerin, Yitirmiş öpücükleri, Payı yok, apansız inen akşamdan, Bir kadeh, bir cigara, dalıp gidene, Seni anlatabilsem seni... Yokluğun, Cehennemin öbür adıdır Üşüyorum, kapama gözlerini...   Ahmet Arif Devamı

10 01 2008

AŞK İÇİN ...

    AŞKIN ANLAMI Hiç aklınızda yokken bir yerlerden çıkıp geliverir. Önemsenmez, üstünde düşünmez, canınızı sıkmasına izin vermezsiniz. Nerden çıktığını merak bile etmezsiniz ya da kim olduğunu, daha önce nerdeydi,kiminleydi gibi sorular aklınıza gelmez. Önemli olan  gösterdiği ilginin sizi ne kadar tatmin ettiğidir, yaralarınızı onunla sarmaya çalışır, sözlerin altında bir anlam aramaz, kendinizi akıntıya bırakırsınız, hayat her şeye rağmen güzel olabilir bende tadını çıkartmak istiyorum diye düşünürsünüz. Aslına bakarsanız hiç zamanı değildir, acı veren bir ilişkiden yeni çıkmış ya da çıkarılmışsınız dır, aldatılmış ve insanlara olan güveninizi yitirmiş ve bunun suçluluğu altında ezilmişsinizdir ama hayat devam etmeli, Sizi bu yıkıntıların arasından kurtaracak biri geliyor ve elini uzatıyor sıcak, yumuşak, aşk dolu bir el bu, işte tam o anda, siz yalnız kalmışken, dostlar tarfından avutulmaya çalışılırken, en sonunda tam da işte kendime geliyorum dediğiniz ve kendinize ait BİR DAHA ASLA kararları vermeye hazırlanmışken uzanan o el. Doğru zaman olmadığını söylersiniz.... Başlangıçta sizin için yaralarınızı saracak biridir,kendinizi korur aşkı engelersiniz. MÜCADELE AŞKIN DOĞASINDA VARDIR. Aşıksınız birlikte olmanızı engelleyen her şeyle amansız bir mucadeleye girersiniz. Belkide aşkı, aşık olmayı karşı konulmaz yapan, aşkta zevk veren budur. HAYAT GÜZELDİR,AŞKA RAĞMEN VE AŞK İÇİN ... Devamı